Kayıtlar

Nerede O Eski Ramazanlar

Resim
Devlet-i Aliyye-i Osmâniyye sadece cihad vasfıyla değil aynı zamanda kültür ve medeniyetiyle de dünyaya damgasını vurmuş bir cihan devletiydi. Evet, büyüklerimizin bahsettiği o eski ramazan anlayışı, Osmanlı’nın yaşamış olduğu ramazan geleneklerindeydi.  Peki bugün unutulmuş olan bu gelenekler nelerdi? Ramazan Tembihnâmeleri Osmanlı İmparatorluğu’nda Ramazan ayının yaklaşması ile birlikte devlet nezdinde başta saray olmak üzere devlet erkânı ve devlet dairelerinde heyecanlı ve özel bir koşuşturma yaşanırdı. Ramazan ayının huzurlu ve sıkıntısız bir şekilde geçmesi için gereken bütün tedbirler düşünülür ve tembihler yapılırdı. Başta padişah olmak üzere sadrazam ve diğer devlet erkânı yazdıkları hattı hümayunlar olmak üzere emirler verirlerdi. Bu tembihnameler II. Mahmud döneminden itibaren Takvim-i Vekayi gazetesinde yayınlanmaya başlanmış ve halka kitapçık olarak da dağıtılmıştır. Tenbihnameler sokakta halka okunur, camilerde vaizler tarafından cemaate, mahallelerde bekçiler tarafın...

Nazım Hikmet – Fevkalade Memnunum Dünyaya Geldiğime

Resim
Fevkalade memnunum dünyaya geldiğime, toprağını, aydınlığını, kavgasını ve ekmeğini seviyorum. Kutrunun ölçüsünü santimine kadar bilmeme rağmen ve meçhulüm değilken güneşin yanında oyuncaklığı dünya, inanılmayacak kadar büyüktür benim için. Dünyayı dolaşmak, görmediğim balıkları, yemişleri, yıldızları görmek isterdim. Halbuki ben yalnız yazılarda ve resimlerde yaptım Avrupa yolculuğumu. Mavi pulu Asya’da damgalanmış bir tek mektup bile almadım. Ben ve bizim mahalle bakkalı, ikimiz de kuvvetle meçhulüz Amerika’da. Fakat ne zarar, Çin’den İspanya’ya, Ümit Burnu’ndan Alaska’ya kadar her mili bahride, her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki bir kerre bile selamlaşmadık aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz. Ve düşmanlar ki kanıma susamışlar kanlarına susamışım. Benim kuvvetim : bu büyük dünyada yalnız olmamaklığımdır. Dünya ve insanları yüreğimde sır ilmimde muamma değildirler. Ben kurtarıp kellemi nida ve sual işaretlerinden, büyük kavgada açık ve endi...

Mor ve Ötesi - "Nakba" nın Hikayesi Nedir ?

Resim
15 Mayıs NAKBA: Büyük Felaket İsrail’in 20. y.y.’ın başlarından itibaren Filistin’de gerçekleştirdiği ihlal ve katliamlar, 14 Mayıs 1948’de Filistin toprakları üzerinde işgal devletinin kuruluşunu ilan etmesiyle daha da şiddetli bir hal almıştır. Hakları, toprakları, vatanları, canları, malları gasp edilen Filistinliler takvimlerin 15 Mayıs 1948’i gösterdiği bu günü büyük felaket anlamına gelen “ en-Nakba ” olarak adlandırmaktadırlar. Mor ve Ötesi’nin kıyıda köşede kalmış, hak ettiği değeri bulamamış bir şarkısı Nakba . 2010 yılında çıkan Masumiyetin Ziyan Olmaz albümünün sekizinci parçası olan bu şarkı, Filistinlilerce felaket günü olarak anılan İsraillilerce ise bayram olarak kutlanan Nakba gününü bir Filistinli çocuğun gözünden anlatıyor. Karanlık kördü adım yoktu Hakkımı aldım zaten çoktu Gel bana anlat yaptığını Benim ne yapınca abarttığımı Kutlayanım var ağlayanım da Bak sana bayram bana bomba Kutlayamazsan ağla yanımda Ruhumu al da yüzleş aklınla Yangını gördüm adım çoktu Hakkın...

İÇEDÖNÜK ÇOCUKLAR – MARTI OLSEN LANEY

İÇEDÖNÜK ÇOCUKLAR – MARTI OLSEN LANEY KİTAP TANITIMI VE SINIF İÇİ İLETİŞİME KATKILARI Marti Olsen Laney’in 2005 yılında yazdığı orijinal adıyla “The Hidden Gifts of the Introverted Child” adlı psikoloji kitabı, yazar tarafından dünyanın her yerindeki içedönük tüm çocuklara ve durup onları dinleyen tüm yetişkinlere ithaf edilmiştir. Bu cümleyi de kitabının başına eklemiştir. Laney kitapta, çocuğunuzun içedönük olduğunu nasıl anlarsınız? Ona okul hayatında nasıl yardımcı olursunuz? Ev ortamı içedönük çocuk için neden çok önemlidir? İçedönük bir çocuğun beslenmesi nasıl olmalıdır? Her çocuk birtakım kişilik özellikleriyle dünyaya gelir. İçedönüklük, çocuğun genetik yapısına bağlı olarak doğuştan gelen bir özelliktir. Günümüzün telaşlı dünyasında içedönük çocuklar zaman zaman kendilerini yalnız ve mutsuz hissederler. Anne babalar ise çocuklarının içine kapanık olduğunu düşünerek endişelenir ve onları sosyal olmaya zorlarlar. Marti Olsen Laney, bu kitapta tüm anne babaları içedönük çocuğunu...

Hayat Köşküm Harap Olmuş

Resim
Sultan III.Murad, vefatından evvel sahildeki köşke inip Boğaz’daki seyretmiş; iki Mısır kadırgasının selam top atışı sebebiyle köşkün camları kırılmıştı. Padişah, “Eskiden bütün donanma top atsa, cam kırılmazdı. Görüyorum ki, hayat köşküm harap olmuş” diyerek bunu ölümüne bir işaret saymıştı. Ertesi gece vefat etti. Ayasofya Câmii yanındaki türbeye gömüldü. 49 yaşındaydı. Osmanlı İmparatorluğu onun zamanında en geniş sınırlara ulaşmıştır. Sultan III. Murad devri Osmanlı tarihinin belki de en parlak devridir.   1577’de o zamanlar Rusya’dan bile daha ehemmiyetli bir krallık olan Polonya ve Litvanya, Osmanlı himayesine girdi. Böylece Osmanlı hâkimiyeti, Baltık Denizi’ne kadar uzandı. Ama zirveden iniş de bu zamanda başlamıştır. 

2022 Şehirler Özeti :)

Resim
Düzce Çanakkale Efes Sapanca Safranbolu Şile Bolu ve İstanbul ♥️

KANUNİ’NİN FERDİNAND’A GÖNDERDİĞİ MEKTUP

Resim
“Bu zamana kadar erlik davası edersin. Meydana çık da savaşalım dersin. Şimdiye kadar kaç defa topraklarına gelip istediğimi yapıyorum. Fakat ne senden ne de yandaşlarından ne bir haber ne bir iz var. Size hükümdarlık haramdır. Askerlerinden utanmaz mısın? Eğer cesaretin varsa çık meydana seninle kozlarımızı paylaşalım. Eğer bu kez de savaş meydanına çıkmazsan yiğitlik namını ağzına almayasın” Peçevi İbrahim Efendi, Peçevi Tarihi, C 1, s. 126